mikroC for ARM Kurulumu ve Programlama Ortamı

mikroC for ARM Kurulumu ve Programlama Ortamı

ARM tabanlı STM32F103 geliştirme kartı için oluşturduğum serinin 3. yazısı ile karşınızdayım. İlk yazımızda geliştirme kartımızı ve özelliklerini görmüş, ikinci yazımızda ise kartımıza nasıl program yükleyeceğimizi öğrenmiştik. O zaman, nasıl program yazacağız kısmına geçiş yapmanın zamanı gelmiş demektir. Bu yazıda ise, daha önceden PIC ailesi için çok sayıda kod, kütüphane yazdığım ve proje gerçekleştirdiğim mikroC IDEsini (tümleşik geliştirme ortamı) tanıtacağım. Continue reading

STM32F103 Kartı Flash Loader: Program Yükleme

STM32F103 geliştirme kartı ve özelliklerine önceki yazımızda göz attıktan sonra sıra yazdığımız program dosyalarını kontrolcümüze yükleme konusuna geldi. Hazıra alıştığımız Arduino ve muadillerinden sonra STM32F kartına da program yüklemek için PIC benzeri bir uygulama gerekiyor. Burada iyi olan STM32 lerin programı ‘serial bootloader’ (seri yükleyici) ile kabul etmesidir. Aslında Arduino da, ESP8266 da benzer (seri) bootlader mantığıyla programlanmaktadır. Continue reading

STM32F103 Geliştirme Kartına İlk Bakış

 Sitemizde daha önce photon geliştirme kartının incelemesini yapmış ve bu incelemede ilgili fiyat aralığında alınabilecek daha güzel geliştirme ortamları olduğundan bahsetmiştim. Bu yazımda ise, daha ucuz fakat performans düzeyi oldukça iyi olan yeni bir geliştirme kartı ve mikrokontrolcü ailesinden bahsedeceğim. Gücünü 32 bitlik ARM Cortex M3 mimarisinden alan STM32F103 kontrolcüsü. Continue reading

Nesnelerin İnterneti : IOT

IOT ile tanıdığımız “internetof things” yani “nesnelerin interneti”, M2M ile tanıdığımız “machine to machine”  yani “makineler arası iletişim” kısaltmaları artan bir hızla ilgi çekmeye devam ediyor. İlk çıktığında yabancı olduğumuz kapalı kaynak kodlu ve görece pahalı bir teknoloji olan IOT, gerek kurumsal gerekse bireysel girişimlerle kendisini açık kaynak koduna ve görece ucuz bir alana doğru yönlendirmiş durumda. Bu da elektroniği / mühendisliği sadece iş değil aynı zamanda kendisine hobi edinmiş ve bu alanda ortaya yenilik koymaya çalışan kişiler için oldukça heyecan verici bir gelişme. Peki nedir bu heyecan kaynağı? Gelin bu konuyu biraz daha açalım. Continue reading

Bulanık Mantığa Giriş 2

Bulanık Mantığa Giriş 2

Bulanık mantık teorisi içerisinde birçok alt bileşen barındırmaktadır. Bu bileşenleri sırasıyla ele alacak ve böylece bütün yapıyı anlamaya çalışacağız. Bir bulanık sistem dört parçadan oluşmaktadır. Bunlar,

  • Üyelik Fonksiyonları
  • Bulanıklaştırma
  • Kural Tabanı ve
  • Durulaştırmadır.

Tüm bu alanlar içerisinde birçok detaya sahip olmakla beraber bu yazı hepsi hakkında özet niteliğinde olup detaylar ilgili bölümlerde eklenecektir. Continue reading

Android SDK Kurulumu ve İlk Android Uygulaması

Android SDK Kurulumu ve İlk Android Uygulaması

Bir önceki yazımızda Android Studioyu ve JDK paketlerini kurmayı öğrenmiştik. Sırada Android SDK (software development kit) yazılımlarımızı güncellemek ve ilk uygulamamızı yazmak var. Android SDK, yazdığımız programın çalışacağı versiyonun özelliklerini içerisinde barındırmaktadır. Google, en son Android işletim sisteminin  Marsmellow sürümünü yayınlamıştır. Her yeni sürümle beraber yeni güncellemeler, ek program özellikleri yerini almaktadır. Peki Android SDK nın önemi nedir? Neden en son sürümü kullanmıyoruz? Şöyle ki, sürümler yenilendikçe özellikler artıyor fakat kapsadığı modeller azalıyor. Örneğin, Bluetooth desteği çok uzun zamandır mevcutken, BLE (bluetooth low energy) daha kısa bir geçmişe sahip. Siz, BLE için kod yazarsanız bu daha yeni telefonlarda çalışacakken sadece Bluetooth uygulaması yazsanız bu şu an mevcut cihazların %95 inden fazlasını kapsayacaktır. Şimdi gelelim SDK yı güncellemeye ve ilk uygulamamızı yazmaya.

Continue reading

Windows için Android Studio Kurulumu: Detaylı Anlatım

Windows için Android Studio Kurulumu: Detaylı Anlatım

Android, akıllı telefonlar için Google tarafından yazılan açık kaynak kodlu bir işletim sistemidir. Bir zamanlar Symbian platformu ile gelinen mobil telefon dünyası artık tamamen Android ile Ios arasında paylaştırılmış durumda. Android platformunun program geliştiricileri için cazip olmasının sebebi bu işletim sisteminin hemen her akıllı telefonda bulunmasıdır. HTC, Samsung, LG,Huawei ve daha nice telefon üreticileri işletim sistemi olarak Android kullanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında hedef kitle olarak Avrupa ve Asya yı seçersek Android kesinlikle doğru tercih olacaktır.

Şimdi gelelim Android in bizim için önemine. Yazılımcılar genelde çok insan tarafından indirilecek uygulamalar ya da oyunlar peşindeyken bizim gibi gömülü sistem geliştirilerinin amacı tamamen farklı bir noktadadır. Bizler, genelde çok daha az kişi tarafından indirilip kullanılacak uygulamalar yazarız. Amacımız ise telefonun içinde barındırdığı geniş teknolojik donanımlar ve API ( application programming interface : yazılım programlama arayüzü) sayesinde ürettiğimiz bir ürünü kontrol etmek ya da ürün hakkında bilgi almaktır. Nasıl mı? Continue reading

L293D ile PIC TABANLI AKILLI ARABA KONTROLÜ

L293D ile PIC TABANLI AKILLI ARABA KONTROLÜ

Günlük hayatta mühendislik uygulamalarında sürekli boy gösteren DC motorlarımızı, bu motorların hız ve yön kontrolünü aynı zamanda motor sürücü kartı tasarlamayı önceki yazılarımızda gördük. Sıra geldi teorileri pratiğe dönüştürmeye ve uygulama yapmaya. Bir arabayı 2 boyutlu uzayda ( X – Y ) her yönde kontrol edebilmek için 2 adet dc motora ihtiyaç duyarız. Yani arabanın sağ tarafı ile sol tarafını birbirinden bağımsız hale getirmeliyiz ki arabamıza sağ ve sol yönde kumanda verebilelim. Tabii ki bu konuda değişik tasarımların olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. Kimi tasarımlar arka tekerlekler ile sadece hız kontrolü yaparken ön tekerleklerde servo ile yön kontrolü yapmaktadırlar. Daha da ilerisi ise her tekerleğe ayrı birer DC motor koyarak bağımsızlık katsayısını artırıp her tekerde hem yön hem de hız kontrolü yapılabilmesidir. Continue reading

DC Motorlar, Özellikleri ve L293D Sürücü Devresi Yapımı 3

DC Motorlar, Özellikleri ve L293D Sürücü Devresi Yapımı 3

DC motorlarda hız ve yön kontrolünün arkasında yatan teorileri gördük. Şimdi de bunları nasıl gerçekleştireceğimize bakalım. Piyasada küçük ve orta güçte motor kontrolü için çeşitli tümleşik devreler (entegreler) mevcuttur. Bunları, süreceğimiz motorun anlık voltaj ve akım değerlerine ve motorun çıkış torkuna göre seçmeliyiz.

Ben bu yazımda  sizlerle engelden kaçan, yangın söndüren, mobil robot kol gibi projelerimde kullandığım L293D tümleşik devresininin özelliklerini ve kendinden soğutmalı olarak tasarladığım elektronik devre kartını paylaşacağım. Continue reading

DC Motorlar, Özellikleri ve L293D Sürücü Devresi Yapımı 2

DC MOTORLARDA HIZ KONTROLÜ

DC motorların özelliklerini ve motorumuzun yönünü nasıl kontrol edeceğimizi bir önceki yazımızda gördük. Sıra geldi hız kontrolüne! Motorumuzun sabit rpmde (rpm : revolution per minute : devir/dak) ya da istediğimiz devirde dönmesini nasıl sağlarız? Cevap basit, motor üzerine düşen gerilimi artırdığımızda motorun dönme devrini de artırmış oluruz.

Teorisine basitçe bakalım. Motorların rotor ve statordan oluştuğunu öğrenmiştik. Stator kısmı sabit mıknatıs özelliğine sahipken rotor kısmı farklı sargılardan oluşmaktadır. Faraday prensibine göre, içerisinden akım geçen iletken telin etrafında manyetik alan oluştuğunu biliyoruz. İşte tam bu noktada Faraday prensibinin pratik karşılığını bulabiliriz. Rotor sargısına uygulanan elektrik akımı sayesinde rotor etrafında bir manyetik alan oluşacaktır. Statorda bulunan sabit mıknatısların ve oluşan bu manyetik alanın birbirleriyle olan etkileşimi (itme – çekme kuvvetleri) sebebiyle motorda dönme kuvveti oluşmaktadır (N kutup N kutubu iterken S kutubu çekmektedir). Bu hareketin devamlılığını sağlamak içinse, motor sargı sayısını artırmak gerekir. Böylece, birden fazla sargı ile motorun 360° lik bir turu tamamlanacak ve rotor başladığı noktaya geri dönecektir. Akım devam ettiği sürece bu döngü devam edecek ve motorumuz kazandığı kinetik enerjiyi koruyacaktır. Motora verilen doğru akımın şiddeti ne kadar fazla ise rotor sargılarında oluşan manyetik alan şiddeti o oranda artacak ve mıknatıslarla olan etkileşim artarak dönme kuvvetini yükseltecektir. Continue reading